Sağlık

“Maymun Çiçeği Virüsü Rehberi” yayınlandı

Maymun Çiçeği Virüsü için Sağlık Bakanlığı’ndan yol haritası belirlendi. Hazırlanan rehberde hastalığın belirtilerinden tedavisine her detaya yer verildi.

Dünya koronavirüsü henüz atlatamadan yeni bir salgını konuşmaya başladı. COVID-19 kadar olmasa da endişe yaratan maymun çiçeği virüsü dünyanın dört bir yanına hızla yayılmaya başlandı. Öyle ki geçtiğimiz günlerde Türkiye’de de maymun çiçeği vakası tespit edildi.

Maymun çiçeği virüsüne ilişkin şu ana kadar korkulacak düzeyde bir durum ortaya çıkmadı. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı konuya ilişkin bir rehber hazırlayarak kamuoyunun bilgisine sundu.

Hazırlanan rehberde hastalığın mikrobiyolojisinden bulaşma yollarına belirtilerinden tedavi yöntemlerine konu detaylı olarak ele alındı.

Monkeypox, Orta ve Batı Afrika’nın tropikal yağmur ormanlarında endemik olarak görülen ve zaman zaman dünyanın diğer bölgelerine buradan kaynaklı olarak yayılan, az sayıda görülen viral bir zoonotik hastalık. Hastalığın doğal kaynağı bu virüse karşı duyarlı ip sincapları, ağaç sincapları, gambiya keseli sıçanları, fındık fareleri, primatlar gibi çeşitli hayvan türleri.

Maymun çiçeği, ilk olarak 1958’de Danimarka Kopenhag’da laboratuvar hayvanlarında yapılan bir çalışmada maymunlarda gösterildi. Bu nedenle ismi maymun çiçeği (monkeypox) olarak tanımlandı. Ancak virüsün doğal rezervuarı maymunlar değil.

1970 yılından itibaren 11 Afrika ülkesinde (Benin, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Fildişi Sahili, Liberya, Nijerya, Kongo Cumhuriyeti, Sierra Leone ve Güney Sudan) insanda maymun çiçeği hastalığı bildirildi. O günden bu yana zaman zaman yine hastalık çeşitli kereler görülerek kayıtlara geçti.

Maymun çiçeği hastalığı, yalnızca Batı ve Orta Afrika ülkelerini değil, nadir ve az sayıda da olsa dünyanın geri kalan ülkelerini de etkilediği için küresel önemi olan bir hastalık olarak kabul edilebiliyor. Afrika dışındaki ilk maymun çiçeği hastalığı salgını Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD9 görüldü. Bu salgın ABD`de 70`in üzerinde maymun çiçeği vakasına yol açtı.

Maymun çiçeği hastalığı ayrıca Eylül 2018`de Nijerya’dan İsrail ve Birleşik Krallık’a, Mayıs 2019, Aralık 2019, Mayıs 2021 ve Mayıs 2022`de Singapur`a, Temmuz ve Kasım 2021`de yine Nijerya’dan ABD’ye seyahat edenlerde bildirildi. Mayıs 2022`de endemik olmayan birkaç ülkede birden fazla maymun çiçeği vakası tespit edildi. Aynı ay Portekiz, İspanya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere Avrupa`da çok sayıda vaka tespit edildi. Yine Kanada, Avustralya, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de vakalar bildirildi.

Afrika koşullarında maymun çiçeği virüsünün hayvanlardan insana bulaşması, enfekte hayvanların kan, vücut sıvıları veya deri veya mukoza lezyonları ile doğrudan temasla veya ısırıkla meydana gelebiliyor. Maymun çiçeğinin doğal rezervuarı henüz tanımlanmadı. Ancak kemirgenler büyük olasılıkla rol oynuyor. Çiğ ve az pişmiş enfekte hayvanların etleri ve enfekte hayvanların diğer hayvansal ürünlerini yemek olası bir risk faktörü. İnsandan insana bulaşma, enfekte kişinin sekresyonları ile uzun süreli yakın temas, cilt lezyonları ile doğrudan bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozalarla (göz, burun, ağız mukozaları gibi) temas veya yakın zamanda cilt lezyonlarından kontamine olmuş nesnelerle (yatak çarşafı, havlu vb.) yakın temastan kaynaklanabiliyor. Genel olarak aynı evi paylaşan kişilerde, kapalı ortamlarda çok uzun süreli yakın mesafede bulunanlarda ve enfekte kişiyle temas eden sağlık çalışanlarında risk oluşturuyor. Bulaşma, enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla geçiş şeklinde de olabilir. Bu durumda doğumda ve doğumdan hemen sonra yenidoğanda doğuştan maymun çiçeği hastalığı bulgularına yol açabilir. Annede aktif enfeksiyon varlığında yenidoğan bebeğe yakın temas ile de geçiş olabilir. Enfekte kişilerden cinsel yolla bulaş bir diğer risk faktörü olabilir.

Tüm bu bulaşma yollarıyla risk bulunmakla birlikte bulaşma çok kolay gerçekleşmiyor. Bugüne kadarki en uzun bulaşma zinciri, altı-dokuz kişi olarak bildirildi. Maymun çiçeğinin kuluçka süresi, riskli temastan semptomların başlangıcına kadar olan süre genellikle 6-14 gün. Ancak 5-21 gün arasında değişebiliyor. Bir hayvan ısırığı veya tırmalaması öyküsü olan kişiler, daha kısa bir kuluçka süresine (13’e karşı 9 gün) sahip olabilir.

Maymun çiçeği virüsünün klinik tablosuna bakıldığında ateş, yoğun baş ağrısı, lenfadenopati (lenf düğümlerinin şişmesi), sırt ağrısı, miyalji (kas ağrıları) ve yoğun halsizlik ile başladığı görülüyor. Bu bulgular hastalığın ilk 5 gününde belirgin şekilde hissediliyor. Deri döküntüsü maymun çiçeği virüsünün bir başka önemli belirtisi… Genellikle ateşin ortaya çıkmasından sonraki 1-3 gün içinde başlıyor. Döküntü, gövdeden ziyade yüz ve ekstremitelerde yoğunlaşma eğiliminde oluyor. Yüz, avuçlar ve ayak tabanları en fazla etkilenen yerler arasında yer alıyor. Ayrıca oral mukozalar, genital bölge, konjonktiva ve korneada da görülüyor.

Maymun çiçeği, genellikle 2-4 hafta süren semptomları olan kendi kendini sınırlayan bir hastalık. Şiddetli vakalar çocukluk çağında daha sık görülüyor. Temas edilen virüs yükünün yüksekliği, kişinin altta yatan hastalıkları klinik tablonun daha ağır seyrine neden olabiliyor.

Kesin vaka ile karşılaşılması durumunda, ilk olarak standart enfeksiyon kontrol önlemleri tam olarak uygulanmalı, el yıkamaya maksimum özen gösterilmeli. Vücut sıvıları ile temas kuralları uygulanmalı. Vaka hastanede yatırılarak izole edilmeli. Kesin vaka tanımına uyan kişi cerrahi maske takmalı. Hasta için kullanılan yatak çarşafı, örtü gibi malzemeler sonrasında sıvı geçirmeyen poşet içerisine konularak ayrı bir şekilde temizlenmeli. Personel bu konuda bilgilendirilmeli.

Hastanın taburculuğu sonrasında oda 24 saat kullanılmaz, hasta odası standart temizlik yaklaşımı ile temizlenmeli. Geliştirilen bazı antivirallerin (tecovirimat, brincidofovir, cidofovir) kesin olmamakla birlikte maymun çiçeği hastalığında etkili olabileceği belirtiliyor. Maymun çiçeği hastalığı için semptomları hafifletmek, komplikasyonları yönetmek ve uzun vadeli sekelleri önlemek için klinik bakım ve destekleyici tedavi verilmeli. Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar etkene özgü ve uygun şekilde tedavi edilmeli.

Çiçek hastalığına karşı aşılamanın, maymun çiçek hastalığını önlemede yaklaşık yüzde 85 oranında etkili olduğu birkaç gözlemsel çalışmayla kanıtlandı. Bu nedenle, öncesinde çiçek aşısı olanlar hastalığı daha hafif geçirebilirler ya da hastalıktan korunabiliyor. Bugün artık, çiçek aşıları klinik kullanıma sunulmuş durumda değil. Modifiye edilmiş atenüe aşı virüsüne (Ankara suşu) dayalı yeni bir aşı, 2019`da maymun çiçeğinin önlenmesi amacı ile ABD Gıda ve İlaç Ajansı (FDA) ve Avrupa İlaç Ajansından (EMA) kullanım onayı aldı. Bununla birlikte aşı kısıtlı olarak ulaşılabilir durumda bulunuyor. Aşı iki doz olarak uygulanıyor.